Öğretmenler haykırdı: “ölüyoruz biz”

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’da meydana gelen okul saldırılarından sonra Gebze’de öğretmenler yürüyüş yaptı. Hürriyetçi Eğitim Sen Gebze Temsilcisi Hasan Akgül şu açıklamayı yaptı:

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI Yayın: 15 Nisan 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 15.04.2026 22:02:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
54 okunma
Google News

 

İşte o açıklama: “Üzerine ölüm düştü okullarımızın. Çıkmaz bir sokak, anlamaz bir akıl, kördüğüm bir dert, umursamaz bir Bakan, seyirci insanlık ve ölümüne bir meslek sevdası düştü. Her gün ama her gün ölüyoruz da onca haber kanalında, onca sosyal medya paylaşımlarında haber değeri taşımayacak kadar değersiz bir son düştü. Bir cani okulumuza girmiş, tüm hınç ve öfkesiyle önüne gelene ateş açmış, on öğrencimizi, dört öğretmenimizi, bir polisimizi ve bir sivil vatandaşımızı yaralamış. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın naraları atan devletimiz de ilçe mili eğitim müdürüyle ilçe emniyet amirini açığa almış. Bizden de herhalde şunu dememizi bekliyorlar: BAKAN SAĞ OLSUN!

Görmediniz mi vicdansızlar; koridorda bir öğretmenimiz vurulup yere düşüyor! Görmüyor musunuz okulda be okulda öğrencilerimiz panik içerisinde sağa sola kaçışıyor! Görmüyor musunuz öğretmenleriniz yaşlılıktan,  trafik kazasından ya da amansız bir hastalıktan değil; -ama öğrenci ama veli- okulu basan caniler tarafından vurularak, bıçaklanarak öldürülüyorlar! Sizde nasıl bir merhamet, sizde nasıl bir vicdan var!  “Öğretmene sallanan o parmağı kırarım. Öğretmene saldıran o kolu keser atarım! “ cümlesini bile kuramadığınız öğretmenler size ne yaptı? Sizi uzaylılar mı yetiştirdi?

Eserinizi kanlar içerisinde görebilirsiniz. Çünkü siz; eti senin kemiği benim teslimiyetiyle öğretmenine çocuğunu teslim eden velileri; CİMER katibi, öğretmenlerin idari amiri yaptınız. Öğretmenini hem ana hem baba olarak gören ve sonsuz bir minnet ile öğretmeninin elini öpen çocuklarımızı öğretmen katili yaptınız. “Öğretmen yatıyor, öğretmen üç ay tatil yapıyor, öğretmen çok maaş alıyor.” Cümlelerini bir koro halinde tüm Türkiye’ye söylettiniz. Sizler de bu koronun şefliğini canı gönülden yaptınız. Sizlere binlerce defa yazıklar olsun!

Son yıllarda televizyon dizileri, dijital platformlar ve sinema filmlerinde şiddetin, mafya kültürünün ve hukuksuzluğun adeta özendirilmesi; toplumun temel değerlerini zedeleyen tehlikeli bir süreci beraberinde getirmektedir. Özellikle gençlerimizin karakter gelişimini olumsuz etkileyen bu yapımlar, suçun ve zorbalığın normalleştirilmesine neden olmakta, saygı ve sorumluluk bilincini aşındırmaktadır. Rol model arayışındaki gençlerimizin, emek ve ahlak yerine güç ve korku üzerinden kurgulanan sahte kahramanlara yönlendirilmesi  oyun oynama hastalığı kabul edilemez bir toplumsal tehdittir.

 

Bugün gelinen noktada gençler arasında artan hoyratlık, saldırganlık ve otoriteye karşı saygısızlık; medyada sürekli işlenen şiddet içerikleriyle doğrudan ilişkilidir. Mafya vari karakterlerin kahramanlaştırıldığı yapımlar, hukukun üstünlüğünü gölgelemekte ve suçun cazip gösterilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu sorumsuz yayın anlayışı, yalnızca aile yapısını değil, eğitim ortamlarını da derinden sarsmaktadır.

 

Ne yazık ki bu olumsuz tablo, okullarda güvenlik zaafiyetlerini de beraberinde getirmiştir. Eğitim kurumları; öğretmenlerin ve öğrencilerin kendilerini güvende hissetmeleri gereken kutsal mekânlardır. Ancak gerekli önlemlerin alınmaması, şiddet olaylarının artmasına ve eğitim ortamlarının tehdit altına girmesine neden olmaktadır. Bu durum, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın huzur içinde eğitim alma hakkını açıkça ihlal etmektedir.

 

Buradan yetkililere açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:

                •             Şiddeti ve mafya kültürünü özendiren yayınlara karşı daha sıkı denetimler uygulanmalıdır.

                •             Medya kuruluşları toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir.

                •             Okullarda etkin ve kalıcı güvenlik önlemleri derhal hayata geçirilmelidir.

                •             Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin can güvenliği devletin öncelikli sorumluluğu olarak ele alınmalıdır.

 

Unutulmamalıdır ki eğitimde güvenliğin olmadığı bir toplumda ne huzurdan ne de sağlıklı bir gelecekten söz edilebilir. Gençlerimizi şiddetin değil bilimin, ahlakın ve erdemin rehberliğinde yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

 

 

Ey bize bakmayan Bakan! Ey bizi duymayan millet!

Saatler üzerinden emeği pazarlayacaksak eğer; yetmiş yıl yaşadığımız yeryüzü, sadece dokuz ay kaldığımız anne karnından daha mı değerlidir?  Kiloyla tartacaksak fedakârlığı ve emeği, litrelerce sütünü içtiğimiz inek, gram gram ağzımıza sütünü akıtan anamızdan daha mı kutsaldır?

Sizde nasıl bir vicdan, sizde nasıl bir devlet yönetimi anlayışı var bilemedik! Bütün kitapları yırttınız; bütün kalemleri kırdınız; ocağımıza, yüreğimize ve emeğimize ateş düşürdünüz!

Sizde nasıl bir iman, sizde nasıl bir hasımlık var anlayamadık! Bütün dualarımızı kirlettiniz; bileklerimizi kelepçelediniz, dilimize, dinimize ve sevgimize ihanet gibi düştünüz!

Mahremiyetimiz olan okullar kan gölüne dönmüşken hâlâ maarif nümayişleri içerisinde kahkahalar ve nutuklar atan sizler! İşte biz buradayız! Okullara siz gidin! Dersleri siz anlatın! Bizim yerimize biraz da siz ölün! Mademki milyonlarca öğretmeni ve öğrenciyi korumaktan acizsiniz. Okullar sizindir… Söz veriyoruz, siz öldüğünüzde sizin için de eylem yapacağız… Sizlere söylenecek tek bir cümle geliyor aklıma: Tüm şehit öğretmenlerimizin iki eli yakanızdan düşmesin, vicdan azabından gözünüze uyku girmesin ve korkularınızda tir tir titreyin inşallah

 

Buradan velilere sesleniyorum biraz vicdan sahibi olun biraz Allah’dan korkun biraz edep yahu tek çocuğunuzla uğraşamazken okula geldiğinizde bize hocam beni dinlemiyor diye sitem ederken 35 /40 kişilik sınıflarda biz ne yapalım her bir öğretmen arkadaşım çocuklarınızı kendi çocuklarından ayırt etmiyor çocuklarınızın yetişmesı için cabalarkan mükafatı cimere şikayetmi yüreklere dokunamazsan vicdanlara dokunamazsan öğrencinin saçına koluna sırtına dokunamazken onlar bizim canımıza kasttetiler  öğretmenlik mesleğini ayaklar altına aldınız öğretmeni itibarsızlaştıranlar unutmayın ki birgun bu şiddet size dönecek eyvah diyeceksiniz ama iş işten geçmiş olacaktır”

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.